Payidar olmak deyimi, bir şeyin zamanın yıpratıcılığına rağmen yok olmadan sürmesi, adıyla ya da etkisiyle kalıcı kalması anlamına gelir.
Bu deyim çoğu zaman bir kişinin bıraktığı iz, bir yapının değeri, bir eserin etkisi ya da bir hatıranın unutulmaması anlatılırken kullanılır. Resmî ve edebî bir tınısı vardır; çoğunlukla iyi dilek ya da saygı ifadesi olarak duyulur. Buradaki düşünce, sıradan bir devamlılıktan çok, varlığın silinmemesi ve zaman aşımına yenilmemesidir.
Bu yüzden payidar olmak, kısa ömürlü bir varlıktan değil, kalıcılığı güçlü bir duruştan söz eder. Günlük konuşmada çok sık duyulmasa da, yazıda ve törensel ifadelerde bu anlamı açıkça hissettirir.
Payidar olmak deyiminin örnek kullanımı:
Mehmet, eski okul binasının yıllar sonra da ayakta kalmasını görünce bunun payidar olmasını diledi. Öğretmeni de, güzel anıların ve emeğin böyle yaşadığını söyleyerek onu onayladı.