Yangına körükle gitmek deyimi, iki taraf arasında süregelen bir gerilimi ya da çatışmayı daha da alevlendirecek biçimde müdahil olmak anlamına gelir. Kişi, sorunu çözmek yerine tarafları birbirine karşı kışkırtır ve durumu daha içinden çıkılmaz hale getirir.
Bu deyim çoğunlukla bir anlaşmazlığa arabulucu olmak yerine körükleyici bir rol üstlenen biri için kullanılır. Dedikodu taşımak, her iki tarafa birbirinin aleyhindeki sözleri aktarmak ya da çatışmayı tahrik edici sorular sormak bu tutuma örnek gösterilebilir. Söylendiğinde hem uyarı hem de eleştiri içerir; kişinin niyetinin ne olursa olsun yaptığı şeyin durumu daha da kötüleştirdiğini vurgular.
Deyimdeki ‘yangın’ imgesi zaten alevlenmiş olan tartışmayı, ‘körük’ ise ateşi daha da büyüten eylemi simgeler. Bu nedenle deyim, müdahalenin yıkıcı sonuçlarını güçlü bir biçimde gözler önüne serer.
Yangına körükle gitmek deyiminin örnek kullanımı:
Komşular arasındaki arazi anlaşmazlığı yavaş yavaş sakinleşmek üzereyken Kerem oraya gidip her iki tarafa diğerinin en ağır sözlerini aktardı. Ortam bir anda gerildi ve küçük bir tartışma büyük bir kavgaya dönüştü. Mahalle muhtarı Kerem’e dönerek ‘Yangına körükle gittin, şimdi bu ateşi kim söndürecek?’ dedi.